Lilypie First Birthday tickers

Lilypie Third Birthday tickers

Pages

Tuesday, May 24, 2011

Şükrolsun!

    Şimdiiii,önce geçen hafta neler yaptık bir bakalım.Geçen pazartesi arkadaşım Seysey'le Eminönüne gittik, lohusa pijamasıdır,bebek süsüdür,şekeridir aldık.Şeker sepetimizi,süslü şekerlerimizi kendimiz yapmaya karar verdik ama o gün çok yorulduğumuz için yapmadık,haftaya Seyseyin boş bir gününde yapacağız kısmetse.Eminönü beni çok yorduğu için salı bütün gün evdeydim .
    Çarşamba önce pazara sonra da yüzümü bir hale yola koymak için kuaföre gittim,adama benzedim azıcık şükür.
     Perşembe 19 Mayıs'tı malum.Üniversiteden çok sevdiğim bir arkadaşım ve eşi cuma günü için de izin alıp 4 günlük bir tatil yaratmışlar kendilerine.Perşembe, öğleden sonra onlar geleceği için erkenden kalktık,temizlik yaptık eşimle,sonra ben tatlı yaptım o alışverişe çıktı,yemek hazırladım ve saat 5 gibi geldiler.Yemekten sonra Fethipaşa Korusuna,çay içmeye gittik.Fethipaşa'ya defalarca gittim aslında ama bu kez öyle güzeldi ki...Bahar mevsiminde akşamüzeri gitmemişim demek ki hiç.Erguvanlar,müzik,Boğaz manzarası,çay,sohbet her şey çok güzeldi.Üniversite arkadaşları yoksa okul mu demeliyim çok başka oluyor.Ondan sonra edinilen arkadaşlar,komşular,iş arkadaşları o samimiyette olmuyor sanki.Arkadaşımla da onu konuştuk,okuldayken yerde,gazetenin üsütünde yerdik,şimdi masa örtülü porselen takımlı masalarda yiyoruz ne tuhaf diye.Porselen takımlı masalarda tanışınca insanlar birbirine o kadar içten yaklaşmıyor gibi geliyor bana.Ya da insanına göre değişiyordur belki.Bilemedim bak şimdi:))
    Cuma misafirler gezmeye,Serkan işe gidince ben evde yalnız kalıp ortalığı toparladım,yemek yaptım.Akşam herkes gelip gün boyu yaptıklarını anlattı,ben anneler gibi dinledim:))
    Cumartesi 2 haftadır sabırla beklediğim kontrolümüz vardı.Son gidişimde doktor bebeğin kilosunun olması gerekenden az olduğunu söyledi diye,2 hafta gece gündüz yedim.Hemen kilosuna baktık:Tam 700 gram almış hanım kızım..Bu iki haftalık bekleme süresinde hep aynı şeyi düşündüm,ben şimdi çok yemek yiyeyim,eğer bebek kilo almazsa benimle ilgisi yok der bırakırım ama alırsa demek ki ben şimdiye kadar kötü beslenmişim derim diyordum.Sorun bendeymiş.Üzülsem mi sevinsem mi bilemedim.Şimdi düşünüyorum da saat 8de akşam yemeği yiyip öbür sabah 12de kalkıyordum,aç bırakmışım demek ki bebeğimi.Çok  çok pişmanım.Ara öğünler çok önemliymiş acı bir tecrübeyle öğrenmiş oldum.Konrolden sonra yine bebek arabası arayışımıza devam ettik.Bir tane beğendik ama Serkan Bey,piyasa araştırması yapmadan almayı uygun bulmadı.Sonuçta en uygununun Eminönünde baktığımız araba olduğuna karar verdik.(marka söylemek istemiyorum şimdi,bir deneyelim bakalım iyi midir,kötü mü?Ondan sonra genç hamilelere yardım amaçlı önerilerde bulunacağım.Ama şimdi pek acemiyim.) Pazar kapalı olduğundan alamadık.3 haftalık arayışın ardından bir aksilik çıkmazsa bu cumartesi alacak gibiyiz:))Misafilerimiz cumartesi Büyük Ada'ya gitme gafletinde bulunmuşlar.Vapur çok kalabalıkmış,ayakta gitmişler,dönüşte Kadıköy vapurunu kaçırıp Kabataş'a gitmek zorunda kalmışlar falan eve geldiklerinde saat 10'u geçiyordu ve yorgunluktan bitkin haldelerdi.
  Pazar  kahvaltıdan sonra misafirlerimizi yolcu ettik.Biz de İkea'ya gittik.Hanımefendiye nevresim takımı aldık.Ne zaman doğacak bu kız Allah'ım?Hayır, cidden bilmek istiyorum.Ben de hazırlığımı ona göre yaparım değil mi ama:))
Velhasıl kelam bu aralar iyiyiz çok şükür...

Monday, May 16, 2011

Beklerken...

36.haftadayız resmi kayıtlara göre...40.haftayı beklerken ben,
  • Alışveriş yapıyorum:Serkan'la ne zaman dışarı çıksak bir şekilde bebek eşyaları satan bir mağazaya çıkıyor yolumuz ne hikmetse!Elimi attığım her şey için: 'buna gerçekten gerek var mı?'dese de ağzından girip burnundan çıkıp küçük de olsa bir şeyler alıyorum.Dün saç bandı aldık iki tane,2 tane de alt eşofman ya da pijama öyle bir şey işte.  Bugün Çamlıca e-bebek mağazasına gittik.Her şeyi bir arada bulabileceğiniz büyük,güzel bir mağaza.Çok fazla ürün ve marka seçeneği var.Bizim amacımız bebek arabası almaktı ama kısmet değilmiş.Fiyatlar öyle uçuktu ki inanamadım.Bazı markaların fiyatları gerçekten çok abartılı.2000 liraya bebek arabası alınır mı nidalarıyla o kattan ayrıldık.Üst katlardan biberon,önlük,oyun halısı bir tane de battaniye aldık.2-3 aydır sürekli  bir şeyler alıp dursak da hala eksikler var.
  • Hayal kuruyorum:Doğumu hızlıca ileri sarıp kızımın evde bizimle olduğunu hayal ediyorum,giysilerini giydiğini,yatağında uyuduğunu,güldüğünü,onu kucağıma aldığımı,kokladığımı hayal ediyorum.Yüzünü,saçlarını hayal etmeye çalışıyorum bazen,sonra hemen vazgeçiyorum.Ne çıkarsa kabulüm diyorum.Sonra daha ileri sarıp,büyüdüğünü birlikte yolculuklara çıktığımızı hayal ediyorum.Şimdi böyle hamileyken her yer ne kadar ulaşılmaz..
  • Misafir ağırlıyorum:Çalışmanın insanın hayatını ne kadar düzenli kıldığını izne çıktığımda anladım.Okula giderken her gün aynı saatte kalkıp kahvaltı ediyordum,aynı saatte öğle yemeği yiyordum.Atıştırma saatim bile belliydi,saat 9daki uzun teneffüs.Ama şimdi yattığım saat belli değil,kalktığım saat belli değil.Kahvaltıyı öğle yemeği saatinde yapıyorum,öğün atlamış oluyorum.Her gece yarın sabah Serkan işe giderken kalkıp bir daha yatmayacağım desem de,uyugulamayı  hiç başaramadım.Sonra Serkan giderken kalkıp kahvaltı yapıp geri yatacağım dedim ama o konuda da muvaffak oldum denemez:Temizlik yapmak da istemiyor canım.Ben de dedim misafir çağırayım,böylece erken kalkarım,temizlik yaparım,yiyecek bir şeyler hazırlarım,yorulduğum için erken de yatarım:)Bu vesileyle gündüz ayrı akşam ayrı misafirler çağırıyorum.Hazırlık kısmı biraz yorucu olsa da misafirler gelince bana pek iş bırakmıyorlar.Güzel oluyor vesselam:)
  • Telefonla konuşuyorum: Bunu pek isteyerek yapmıyorum ama bütün akrabalarımız uzaklarda.Her gün annemle,ablamla,kayınvalidemle,eltimle,yakın arkadaşlarımla,ya da 'kız hamile bir arayalım hatrını soralım' diyen uzak arkadaşlarla konuşuyorum.Çenem de pek düşük olduğundan uzun sürüyor biaz.Keşke şu ayrıntı işini biraz azaltabilsem...
  • Kitap okuyorum:.Can Dündar'ın Lüsyen adlı kitabını okudum.Birilerine bir şey önerirken kılı kırk yararım,beklentileri yüksek olmasın,aman bu muydu önerdiğin demesinler diye ama ben bu kitabı çok beğendim.Tarihle ilgili kitapları severim,biyografileri de severim.İlginç karakterler tanımayı,benimkinden çok farklı hayatlar okumayı severim.Bu kitabı da bu sebeplerle sevdim.Tarih konusu biraz eksik.Yani bu kadar olaylı bir dönemde geçen bu kitapta Abdülhak Hamid  Beyin ne zaman ortalık karışsa,sular durulana kadar hep biryerlerde saklanması,ya da bir şekilde olaylardan uzakta,kenarda durması sebebiyle önemli tarihi olaylar hep kısa geçilmiş.Gerçi tarih romanı olma iddiasında değil kitap zaten.Lüsyen'le aralarındaki ilişki ise bana göre anlaşılmaz.Açıkçası tanıyınca Abdülhak Hamid Tarhan'ı sevmedim ama böyle bir insan,böylr bir  hayat,böyle bir ilişki şekli olduğunu öğrenmiş oldum en azından.Can Dündar gerçekten çok emek vermiş,ellerine sağlık.Şimdi Milan Kundera'nın Bilmemek adlı kitabına başladım.Kundera'yı hep duymama rağmen ilk defa okuyorum.Doğru kitapla başlamışım sanırım.Sevdim kendisini.Başka kitaplarını da almak istiyorum kısmetse.
  • Film izliyorum: Zoraki Kral'ı izledim geç de olsa.Aldığı Oscarlar helal olsun diyorum sadece.Onu da çok sevdim (sanırım pek seçici değilim)
  • Ve Korkuyorum:Doğumu düşünmeye korkuyorum.Her gece yattığımda ya şimdi sancılanırsam,bu gece doğrursam diye düşünmekten de korkuyorum.Hiç bir zaman kendimi doğuma hazır hissetmeyecekmişim gibi geliyor.Dua ediyorum hep çok canım yanmasın,dayanabileyim,abuk bi saatte olmasın,mümkünse haftaiçi mesai saatleri içinde doğum yapayım diye:))Allah hayırlı bir zamanda gerçekleşmesini nasip eder inşallah!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...