Ben biriktirmeyi severim demiştim bir defasında hatırlar mısınız bilmem.Boş vakit bulduğum şu dakikada bloğumu bir toparlayayım istedim.Şu ana kadar okuyup blogda anlattığım tüm kitapları bir liste yaptım.Derli toplu şuracıkta dursun istedim.
2013 YILI KİTAPLARI
1.Bir Soru Bir Aşk - David Nicholls
2.Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali
3.Bir Yumak Mutluluk - Debbie Macomber
4.Emma - Jane Austen
5.Aşk ve Gurur - Jane Austen
6.Sana Soyundum - Sylvia Day
7.Reflected in You - Sylvia Day
8.Uğultulu Tepeler - Charlotte Bronte
9.Ruhundaki Zehirle Yüzleş- Tess Gerritsen
10.Masumiyetin İçin Savaş - Tess Gerritsen
11.Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında - Haruki Murakami
12.İmkansızın Şarkısı- Haruki Murakami
13.Akıl ve Tutku - Jane Austen
14.Yaban Koyununun İzinde - Haruki Murakami
2012 YILI KİTAPLARI
1.Travma -Steve Hamilton
2.Asla Arkana Bakma - Tess Gerritsen
3.Bir Gün - David Nicholls
4.Leviathan - Paul Auster
5.Bıçak Sırtı - Tess Gerritsen
6.Shantaram - Gregory David Roberts
7.Beyoğlu Rapsodisi - Ahmet Ümit
8.Çırak - Tess Gerritsen
9.Şans Müziği - Paul Auster
10.Sunset Park - Paul Auster
11.Münire - Yusuf Al-Muhaymid
12. Bahçemde Yeşeren Umutlar - Debbie Macomber
13.İncir Kuşları - Sinan Akyüz
14.Kış Günlüğü - Paul Auster
15.Küçük Mucizeler Dükkanı - Debbie Macomber
16.Duyguların Rengi - Kathyrn Stockett
17.Sonra Hayat Yeniden Başlar - Mustafa Mutlu
18.Sur Kenti Hikayeleri - Ali Ayçil
19.Anne İş'te - Sabiha Paktuna Keskin
20.Serenad - Zülfü Livaneli
21.Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali
“Those who danced were thought to be quite insane by those who could not hear the music.”
Friday, May 17, 2013
Sunday, May 5, 2013
Ayın Kitapları
1.SINIRIN GÜNEYİNDE,GÜNEŞİN BATISINDA - HARUKİ MURAKAMİ
Bir vakitler yine bu ayın kitapları bölümünde siz ne okuyorsunuz hanımlar demiştim de 2-3 kişi cevap vermişti hani, hatırlar mısınız?İşte bunlardan biri de Tuba'ydı. Haruki Murakami'nin 1Q84 adlı kitabını okuyorum demişti.Adını ilk o zaman duymuştum bu yazarın.Sonra kitap bloglarında karşılaştım.Kitapçıya gidip bakınca 1Q84'ün ebatlarından gözüm korktuğu için Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında ile başlayayım dedim.Çünkü en ince kitabı buydu (Bkz Düz Adam:))
Kült yazar diyordu yazarın hayatını okuduğumda.
Bir hikaye anlatıyorsun, sonu mutlu biterse klasik yazar oluyorsun ama abuk subuk biterse,ya da bitmezse çünkü sonunu yazasın gelmezse, öyle havada bırakırsan kült oluyorsun. Bir de tabii gizemli karakterler lazım.Onlar öyle bir görünüp kaybolmalı, okuyucuda merak uyandırmalı amma sen merakı doyurmamalısın.Türk bir yazar yazsaydı eminim karakterler iyi oluşturulmamış derdim, O Şimamoto neydi öyle arkadaşım? Bir açıklasaydın merakımızı giderseydin derdim ama şimdi bu Haruki Bey kült olduğundan saygı duymaktan başka çarem yok.Sorgulamaya kalkarsam çok avam görünürüm ki bunu hiçbirimiz istemeyiz değil mi sevgili okurlarım?Her neyse bakmayın böyle konuştuğuma,sınırlı sayıda kült edebiyat tecrübemle (Gönülçelen,Otomatik Portakalla falan) ancak bu kadar yorumlayabiliyorum.
Sonuç olarak kitabı çok sevdim ben.Bunun da beklentiyle alakalı olduğunu düşünüyorum.Ben daha zor kafa karıştıran bir kitap olduğunu düşünürken gayet basit bir dille yazılmış güzel,ilginç bir hikaye olduğunu gördüm.Çok da kafa yormadan bir-iki günde bitiriverdim.Tavsiye ederim.
2.İMKANSIZIN ŞARKISI - HARUKİ MURAKAMİ
İlk kitabı kısa sürede okuyup bitirince yazarın diğer kitaplarına bakınmaya başladım.Ekşi sözlük ahalisinin yorumlarına güvenerek İmkansızın Şarkısıyla devam etmeye karar verdim.
Bu kitabı da severek okudum.Ama sevmediğim gereksiz bulduğum yerler de yok değil.Ana karakter Vatanabe adında bir üniversite öğrencisi.Neden herkesle yatmak zorundaydı bilmiyorum.Kitabı okumayanlar vardır diye pek kitap içeriğinden bahsetmem genelde ama Reiko'yla bile yatar mı insan yahu?Nefret ettim oğlandan.Gerçi doğru yolu buldu sonunda.Takdir ettim ben de.Kitap güzel,karakterlerin hepsi ayrı bir derya.Ama bana göre aman aman, illa okunası bir kitap değildi açıkçası.Bu da beklentiyle alakalı.Süper olmasını beklemiştim çünkü..
Kıyaslamam gerekirse şu anda okumakta olduğum Yaban Koyununun İzinde daha ilginç ilerliyor.Bundan sonra da Sahilde Kafka'yı okumayı planlıyorum.
4.AKIL VE TUTKU- JANE AUSTEN

İngiliz Edebiyatı okuma projem kapsamında da Jane Austen'dan Akıl ve Tutku'yu okudum.Geçen ay okuduğum iki romanını da daha önce (orta okuldayken) okuduğum için neyle karşılaşacağımı biliyordum ama bu romanın sonu beni çok şaşırttı.İçerik de diğer iki romandan biraz farklıydı.
Jane Austen küçük bir yerleşim yerinde İngiltere sosyetesinden uzak, kalabalık bir ailede kız kardeşleriyle sessiz sakin yaşamış.Dolayısıyla da dönemin siyasi,sosyal olaylarından uzak kalmış bir yazar.Bu yüzden de kitaplarında taşrada yaşayan, kalabalık kız kardeşlerden oluşan ailelerin basit hayatlarını anlatıyor.Romanlarında genellikle kızlardan küçük olan bir kaçı silik ya da aptal, büyük olan kızlar da zeki , güzel ve asil oluyor.Bu kitap da diğerleri gibiydi o açıdan.Farkı bu ailenin babasının hayatını kaybetmiş olması, üvey ağabeylerinin yengenin etkisi altında kalarak kızlardan uzaklaşması, diğer erkek karakterlere de öbür kitaptakilere göre daha az yer verilmesiydi.Kadınlar, onların aşkları, umutları, hayal kırıklıkları,rekabetleri üzerine bir kitaptı yani.Çok çok sürükleyici değilse de ben klasik edebiyat sevdiğim için severek okudum.
![]() |
| kaynak idefix |
Kült yazar diyordu yazarın hayatını okuduğumda.
Bir hikaye anlatıyorsun, sonu mutlu biterse klasik yazar oluyorsun ama abuk subuk biterse,ya da bitmezse çünkü sonunu yazasın gelmezse, öyle havada bırakırsan kült oluyorsun. Bir de tabii gizemli karakterler lazım.Onlar öyle bir görünüp kaybolmalı, okuyucuda merak uyandırmalı amma sen merakı doyurmamalısın.Türk bir yazar yazsaydı eminim karakterler iyi oluşturulmamış derdim, O Şimamoto neydi öyle arkadaşım? Bir açıklasaydın merakımızı giderseydin derdim ama şimdi bu Haruki Bey kült olduğundan saygı duymaktan başka çarem yok.Sorgulamaya kalkarsam çok avam görünürüm ki bunu hiçbirimiz istemeyiz değil mi sevgili okurlarım?Her neyse bakmayın böyle konuştuğuma,sınırlı sayıda kült edebiyat tecrübemle (Gönülçelen,Otomatik Portakalla falan) ancak bu kadar yorumlayabiliyorum.
Sonuç olarak kitabı çok sevdim ben.Bunun da beklentiyle alakalı olduğunu düşünüyorum.Ben daha zor kafa karıştıran bir kitap olduğunu düşünürken gayet basit bir dille yazılmış güzel,ilginç bir hikaye olduğunu gördüm.Çok da kafa yormadan bir-iki günde bitiriverdim.Tavsiye ederim.
2.İMKANSIZIN ŞARKISI - HARUKİ MURAKAMİ
![]() |
| kaynak idefix |
İlk kitabı kısa sürede okuyup bitirince yazarın diğer kitaplarına bakınmaya başladım.Ekşi sözlük ahalisinin yorumlarına güvenerek İmkansızın Şarkısıyla devam etmeye karar verdim.
Bu kitabı da severek okudum.Ama sevmediğim gereksiz bulduğum yerler de yok değil.Ana karakter Vatanabe adında bir üniversite öğrencisi.Neden herkesle yatmak zorundaydı bilmiyorum.Kitabı okumayanlar vardır diye pek kitap içeriğinden bahsetmem genelde ama Reiko'yla bile yatar mı insan yahu?Nefret ettim oğlandan.Gerçi doğru yolu buldu sonunda.Takdir ettim ben de.Kitap güzel,karakterlerin hepsi ayrı bir derya.Ama bana göre aman aman, illa okunası bir kitap değildi açıkçası.Bu da beklentiyle alakalı.Süper olmasını beklemiştim çünkü..
Kıyaslamam gerekirse şu anda okumakta olduğum Yaban Koyununun İzinde daha ilginç ilerliyor.Bundan sonra da Sahilde Kafka'yı okumayı planlıyorum.
4.AKIL VE TUTKU- JANE AUSTEN

İngiliz Edebiyatı okuma projem kapsamında da Jane Austen'dan Akıl ve Tutku'yu okudum.Geçen ay okuduğum iki romanını da daha önce (orta okuldayken) okuduğum için neyle karşılaşacağımı biliyordum ama bu romanın sonu beni çok şaşırttı.İçerik de diğer iki romandan biraz farklıydı.
Jane Austen küçük bir yerleşim yerinde İngiltere sosyetesinden uzak, kalabalık bir ailede kız kardeşleriyle sessiz sakin yaşamış.Dolayısıyla da dönemin siyasi,sosyal olaylarından uzak kalmış bir yazar.Bu yüzden de kitaplarında taşrada yaşayan, kalabalık kız kardeşlerden oluşan ailelerin basit hayatlarını anlatıyor.Romanlarında genellikle kızlardan küçük olan bir kaçı silik ya da aptal, büyük olan kızlar da zeki , güzel ve asil oluyor.Bu kitap da diğerleri gibiydi o açıdan.Farkı bu ailenin babasının hayatını kaybetmiş olması, üvey ağabeylerinin yengenin etkisi altında kalarak kızlardan uzaklaşması, diğer erkek karakterlere de öbür kitaptakilere göre daha az yer verilmesiydi.Kadınlar, onların aşkları, umutları, hayal kırıklıkları,rekabetleri üzerine bir kitaptı yani.Çok çok sürükleyici değilse de ben klasik edebiyat sevdiğim için severek okudum.
Subscribe to:
Posts (Atom)

