Lilypie First Birthday tickers

Lilypie Third Birthday tickers

Pages

Thursday, August 4, 2011

Geçti

Melisim 1 aylık
 Çok şükür lohusalık denen, hiç geçmeyeceğini sandığım o korkunç,o berbat  dönem geçti.Kızım bugün 56 günlük, önümüzdeki salı tam 2 aylık olacak kısmetse.Uzun uzun doğumu ve sonrasını anlatmak istedim aslında ama bir türlü fırsat olmadı.Oysa yaşadığım her şeyi kaydetmek istiyordum,yataktan destek almadan 5.gün kalktım,ayağımdaki ve yüzümdeki şişlikler 4.gün indi falan diye notlar alıyordum kafamdan.Çoğunu unuttum Melis'in gürültüsünden.Hatırladıklarımı daha sonra uzun uzun yazmayı planlıyorum ama şimdi değil.
 Kayınvalidem buradaydı doğumdan beri.Melis 36 günlükken Silivriye eltimlere gittik,45 günlük olduğunda biz döndük,kayınvalidem kaldı,bir hafta deneme süresi verdi bana,eğer bakabilirsen ben artık memlekete döneyim,bakamazsan gelirim yine dedi.İlk gün çok zor olsa da bakabildim çok şükür.Artı Melisi tek başıma yıkayabiliyorum,biraz zor olsa da tek başıma sokağa çıkarabiliyorum.Sokağı pek sevmiyor gerçi,iki kere çığlıklar atarak ağladığı için apar topar geri döndük..Evin yakınındaki parka götürüyorum araba koltuğunda keyfi yerindeyse uyuyor,değilse mızmızlanıyor biraz.Alışacağız inşallah yavaş yavaş.Bugün doktora götürdüm,kalça ultrasonu çekildi,normalmiş,bir şeyi yokmuş.
Melis çok gazlı bir bebek,nerdeyse hiçbir şey yiyemiyorum,çorba komposto,meyve suyu,helva,belki birkaç şey daha,o kadar..Emmeyi çok zor öğrendi,kayınvalidem çok ısrar etmese ben mamaya başlardım kesin.O kadar zor alıyor ki memeyi,emzirmeye başlamadan strese giriyorum,şimdi yine almayacak,yine ağlayacak diye.Ağladıkça da hava yutuyor,sonra yine gaz..Neyse ki gazı yediklerime dikkat ederek ve şurup içirerek hale yola koyduk sayılır.İlk günler,ilk haftalar öyle zordu ki,hatırlamak bile istemiyorum.Kimseyi görmek istemyordum,tv izlemek,kitap okumak,internete girmek,giyinmek,sokağa çıkmak,alışveriş yapmak,hiçbir şey hiçbir şey istemiyordum.Şimdi daha iyiyim çok şükür.Yine de zor gerçi dün akşam 2'ye kadar ağladı Melis Hanım,bugün de gözünü açamıyor,sürekli uyuyor,bir gözü kapalı diğeri açık emiyor sabahtan beri:))Ben de fırsat bulmuşken yazayım dedim.Bunu saymıyorum,sadece buralardayım demek istedim.Yine geleceğim!

Monday, June 20, 2011

Lohusa Saçması

Senin yüzünden diyor içimdeki ses,bu kadar çok ağlaması senin yüzünden,bu kadar çok gazının olması senin yüzünden,hem sen eğer doğru düzgün beslenseydin daha tombul doğabilirdi..Sen o gün üstüne başına dikkat etseydin,o kadar çok gazı olmazdı,sesi kısılana kadar ağlamazdı,gece yarıları hastane hastane dolaşmazdınız..Becerip sakin olabilseydin eğer o da bu kadar kasılmazdı.
Sonra keşke çok paranız olsaydı,müstakil bir evde otursaydınız,Melis gece ağladığında bir de üst kattakiler alt kattakiler derdine düşmeseydiniz
Sonra kayınvaliden seni çok beceriksiz buluyor olmalı.Altını düzgün değiştiremiyorsun,doğru düzgün emziremiyorsun,neyi nereye koyayım? diye soruyor hatırlamıyorsun.Aklın bir karış havada.
Sonra sürekli ağlıyorsun,üstün başın ter içinde,saçların darmadağın,pasaklı pijamalarla geziyorsun günlerdir.Uykusuzsun, gözlerinin altında mor halkalar var.Serkan artık seni sevmiyordur belki de,ya da daha az seviyordur kesin.
Sonra annen neden bu kadar hasta,keşke yanında o olabilse,çocuğuna o bakabilse..
Sonra herkesin çocuğu en az 6 aylık,seninki neden hala 11 günlük?Ne zaman büyüyecek,ne zaman gülecek?
Sonra zaten bundan sonra hiç,bundan sonra hiç....
Ne sanmıştın hanım?Çocuk sahibi olmayı kızını süslü süslü giydirip,misafirlerden tebrik toplamak,gelenlere süslü şekerler,şerbetler ikram etmek,lohusa pijamalarını ve hamile olduğunu öğrendiğinde aldığın ilk şey olan (ve asla takamadığın)kırmızı tacını kafana takıp şirin şirin gülümeseyen fotoğraflar çektirmek mi?Yanıldın,çok yanıldın..
Şimdi öyle biri olsa ki ben onun yanında sürekli ruh halimden bahsetsem,o sıkılmasa,ama sen böyle yaparsan sütün kesilir demese,sen strese girince çocuk da strese girer demese,bol bol sıvı tüket demese.Ben aklımdan geçen bin tane saçma şieyi söylesem,sürekli geçmişi hatırlıyorum desem,Serkanı çok özlüyorum desem (yanımdayken bile hatta),hayatımın sonuna kadar böyle mutsuz olacakmışım gibi hissediyorum desem,mutsuz olduğum için çok vicdan azabı çekiyorum desem,canım artık hiçbir şey yapmak istemiyor desem,çocuğunu büyütebilmiş herkesi çok kıskanıyorum,benim kızım hiç büyümeyecekmiş gibi gelyo desem,ağla ağla açılırsın dese..Ağlasam ,ağlasam açılsam...

(Canım kızım bu hislerin senle hiçbir ilgisi yok,Sen doğduğun için çok mutluyum,uyurken sana bakıp sürekli şükrediyorum Allaha,seni bize verdiği için,seni çooook seviyorum.Sen öyle güzel,öyle şirin,öyle masumsun ki.Dünyanın en  güzel kızısın,benim en kıymetlimsin.Bunlar inşallah bir gün senin de tadacağın,kadınlığın karanlık,kasvetli ama son tahlilde geçici bir dönemiyle ilgili.Geçecek biliyorum benim minik prensesim)
(Elif Şafak'ın Siyah Sütteki lohusalık  tanımı)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...